(II) FİLİZ
Bahar güzelliğini yakmayan tatlı bir sıcaklıkla hissettirmeye başlamıştı Bursa’da. Sanki uzun zamandır görülmeyen eski samimi bir dost gibi gelmişti Nisan. Müşteri ziyaretinden dönen Filiz o gün daha fazla çalışmak istemedi. Bu eski dostuyla sohbet çok daha çekici gelmişti. İş yerini aradı. Bir görüşme daha yapacağı yalanını kıvırdı. Zaten birkaç gündür Oya’nın oğlu Ali’yi almak için erken çıkıyordu işten. Bugün biraz daha erken çıkmış oldu. Saat henüz 14:30, araba da altındayken günün tadını çıkarmak istedi. Mudanya’ya doğru gidip deniz havası almakla, Uludağ yoluna çıkıp doya doya yeşili yaşamak arasında kararsız kaldı. Sonra neden her ikisini de yaşamıyorum ki diye geçirdi içinden. Ali’nin kreşten çıkışına daha iki buçuk saat vardı. Bu süreyi dağ yolunda değerlendiririm, hem şehirden de fazla uzaklaşmamış olurum. Ali’yi aldıktan sonra da Mudanya’ya gideriz. Arabayı Çekirge üzerinden dağ yoluna doğru sürdü. Camları açıp yavaş yavaş tırmanmaya başladı. Bu virajlı yolda arkasından gelenlerin bayağı canını sıkıyordu ama Filiz bunu hiç dert etmedi. Temiz bahar havasını içine çekerek, Muzaffer’le gittikleri küçük çay bahçesine doğru yol aldı. Açtı gidince sucuk ekmek yemeyi planlıyordu, ama yolda “Tarihi Çınar” tabelasını görünce birden fikrini değiştirdi. Ne zamandır bu 6 asırlık çınara gitmemişti. Çok dikkatli araba kullanan biri olmasına rağmen bu ani fikir değişikliği ile düşünmeden ve yola bakmadan Çınarın sapağına doğru direksiyonu kırdı. Arkasından gelen, Ona zaten sinirli arabaların bu fırsatı kaçırmayarak bastığı küfürlü kornalarla, yaptığı hatayı fark etti ama iş işten geçmişti. Allahtan karşı yönden bir araba gelmiyordu da olası bir kazadan kurtulmuştu. Hafta içi ve öğlen satleri olduğu için Çınar fazla kalabalık sayılmazdı. Ama yine hafta içi ve öğlen saatinde başka yerlere göre göreceli bir kalabalığı vardı. Sadece bahşişle çalışan otopark görevlisi, Filiz’in ilk bulduğu yere park etmesini engelleyerek biraz bekletti ve girişe çok daha yakın, gölge bir yerdeki arabanın çıkmasıyla Filiz’in bu daha konforlu yere park etmesini sağladı.
Filiz bu gibi ayrıcalıkları çok sık yaşayan biriydi. Anne babasından O’na kalan en büyük miras fiziksel özellikleriydi. Kadın erkek herkesin yanından geçtikten sonra dönüp bir kez daha bakacağı kadar güzeldi Filiz. Çıkık elmacık kemikleri ve koyu yeşil gözleri, herkesin Onu bir balkan göçmeni sanmasına neden olurdu ama O anne tarafından Çorumlu baba tarafından ise Karamanlıydı. Dedesi, daha babası çocukken memur olarak Çorum’a gelmiş ve oraya yerleşmişlerdi. Babası ile annesi, annesinin alevi olması yüzünden çok sıkıntı çekmişler ve kaçarak evlenmişler. Filiz sonradan barışan aile büyüklerinden her iki tarafın soyunda da bir Balkanlılık araştırmış ama bulabildiği tek Anadolu harici nesep ise baba tarafından aileye 3 kuşak önce girmiş olan Trablusgarplı postacı bir dede olmuş. Hatta onun da gerçekliğinin şüpheli olduğunu düşünür Filiz.
Sivri çenesi, sanki yanaklarındaki fazlalıklar özenle alınmış hissi uyandırırdı karşısındakine. Bu çene yapısı ince boynunu daha da belirgin hale getirir, daha bir zerafet katardı Filiz’in güzelliğine. Bir kusur bulmaya çalışanlar belki burnuna bir laf diyebilirlerdi, öyle artistlerin yaptırdığı gibi küçük ve ucu kalkık bir burnu yoktu. Düz, uzun sayılabilecek, ince bir burnu vardı ama bu da yüzüne yakışır ayrı bir hava verirdi. Filiz de bu fiziksel avantajını iyi kullanırdı doğrusu. Bunu kötü niyetle ya da “şunu güzelliğimle etkileyim de istediğimi alayım” diye bir düşünceyle yapmazdı ama özellikle erkeklerin kadın güzelliği karşısındaki zaafları sayesinde çoğu yerde işini yürütmeye de alışmıştı. Otopark örneğinde olduğu gibi, restoranda masa seçerken, bir ürün için pazarlık yaparken, bankadan kredi çekerken, muhatabı bir erkekse hiç zorlanmaz, her şey istediği gibi giderdi. En büyük faydasını da işinde görüyordu. Bir kimya firmasında satış mümessili idi ve müşterileri olan satın alma müdürleri pek zorluk çıkarmazlardı Filiz’e. Eşdeğerdeki rakip ürünler arasında Filiz’in firmasını tercih ederlerdi. Ara sıra bu güzellikten etkilenip şansını deneyenler olurdu ama Filiz bunları ustaca savuşturmasını bilirdi. Bu şansını deneyenler de çok sık çıkmazdı zaten. Bahsettiğimiz burnunun Ona kattığı değişik hava, bu ulaşılmaz aristokrat havasıydı. Bu yüzden yüzünden eksik etmediği gülümsemesine ve sıcak tavırlarına rağmen, pek kimse kolay kolay yanaşmaya cesaret edemezdi. Filiz de nikah yüzüğünü parmağından hiç çıkarmaz, evli olduğunu özellikle vurgulayarak görünmesini sağlardı.
Merhaba, yazılarımı okuyup biraz keyif alan insanlar, tebessüm eden yüzlerden sonra bir blog açma hadisesine sebep olmak beni çok mes'ûd ve bahtiyar etti doğrusu :)(umarım mes'ûd yazarken kelimem doğru yazılmıştır) hayırlı olsun...
YanıtlaSilBenim yazılarıma yapılan ilk yorumun da blog açmama vesile olan bir bloggerdan gelmesi çok anlamlı oldu.Sizin blogunuz bana yazdıklarımı paylaşmanın tek bir yolu olmadığını fark ettirdi. Yorumunuz da paylaştıklarımın suya yazılmadığını, en azından okunduğunu hissettirdi. Çok teşekkür ederim.
YanıtlaSilBloğunuz hayırlı olsun, nacizane bir önerim olacak efenim. Yeni 'Tefrikalar' yayınlandıkça Facebook'tan durum güncellemesi yapsanız da takibi kolay olsa. İlgiyle takip ediyoruz, kolay gelsin.
YanıtlaSilSevgiler
İlginize çok teşekkür ederim. Haklısınız ben de önerinizi gerçekleştirebilmek için facebook da yaşanması gerekiyorsa isimli bir sayfa açtım. Oradan güncellemeleri haber vereceğim. Becerebilirsem facebook sayfasının linkini bloguma da koyacağım ama henüz nasıl yapacağımı keşfedemedim:)Facebook adresime arkadaşlık önerisi gönderirseniz mesajlarla da yeni tefrikaları haber verebilirim. Daha kolay bir yol varsa öğrenir öğrenmez onu da uygulayacağım. Tekrar teşekkür ederim, yorumlarınızı bekliyorum.
YanıtlaSilçocukların hayal gücünü keşfetmemde yadsınamayacak kadar büyük katkıları olan sevgili hocam..diğer yazılarınızı atlayarak tefrika serisini baştan sona okudum..elinize ve emeğinize sağlık..devamını sabırsızlıkla, kitabı da dört gözle bekliyorum..
YanıtlaSilGülseren
Teşekkür ederim Gülserencim, bugün yeni bir tefrika yayınlayacağım, umarım beğenirsin
YanıtlaSil